31 Ekim 2008 Cuma

Booth And the Bad Angel


tanrım.
son bi kaç yıldır dinlemediğim, sağdan soldan duyamaz olduğum, varlığı konusunda aklıma hiç bir şey getirmediğim, ve tüm özrümü bugüne sakladığım o efsane albümü aradım.
her yere baktım. kimselerde yoktu. üzüldüm.
....

birden bi baktım ki oralarda bi yerlerde varmış aslında. Gizlenmiş resmen.
Gülümsüyorum şu an.

tabii ki dance of the bad angels var arka planda.
yine yeniden var. iyi ki var!
bakın ne var?

















http://rs3.rapidshare.com/files/37927012/BoothandBadAngel.rar

aslında burda bi konu var

bilmiyorum.. anlamıyorum..
neden hala tanju okan - seni hayatımca sevdim dünyasında yaşıyorum anlayamıyorum..
bu bana çok mu güzel geliyo? cevabı basit....

şu hayatta duygunun en yoğun olduğu her somut şeyi neden çekiveriyo bünyem?
Peki ya neden hala 12. sınıf bir holywood klişesine, bir anti klişe adam olmama rağmen karşı koyamayıp göz pınarlarımdan akmasına izin verebiliyorum bir kaç damlanın...

neden kimsenin umrunda olmayan şeyler benim umrumda olabiliyor ki?
Yorgun-argın, bezgin ve umursamaz olduğumu zannettiğim yegane minik zaman diliminde bile, en ufak bir duygusal an'a tanık olmayı çok değerli görebiliyorum. Peki ya neden o duygusal an'ın muhatabı olan 2 insanın arasına uzaktan da olsa ben de girebiliyorum?

Peki neden aynı frekansta kimse yok şu hayatta?
Kimse kalmadı...
nereye gittiler?
Leylek mi onlar da göç ediyolar. geldikleri gibi bi dam bi tepe, uç noktalar...
Neden yüksek yere yuva yapıyolar?
Beni neden dünyaya siz getirdiniz peki ?
benim ayağım yere basıp çukurda çamurda taşta odunda tökezlerken uzaktan izlemek için miydi sadece onca çabanız?
Niye bıraktınız beni...

Peki neden ?

10 Ekim 2008 Cuma

sevdamı dağla memleket

tanrım yine yazıyorum, dur durak bilmiyorum adeta.
şurda sigaranın yanında içecek bişey bulamayarak ne kadar aciz durumlara düştüğümün farkında olsam da yinede sigara içebiliyor olduğuma memnunum..
Yiit vardı bi ara a fall for stelladan.. hep şöyle bi teori ortaya atardı;

- Olm varya ben kesin ölücem nan! Akciğer kanseri olucam ve kesin 5 sene sonra ölücem..

Bunu demesinin üzerinden 2 sene geçti.. Ne diim? merakla bekliyoruz falan mı! yok daha neler :\

Sıkıldığımdan yazdığım söylenebilir.. Her günüm içmek eğlenmek olursa tabi evde geçirdiğim süre zarar\ziyan oluyo ben bunu gördüm.

o diilde dün sahilin vazgeçilmezlerinden olan ahmet abinin (adını attım) yanımıza gelip 1 ytl alıp keyfinin yerine geldiğine şahit oldum ya, ben daha başka bişiy demiyorum.
Adam sırasıyla ingilizce almanca fransızca ve türkçe konuşarak aslında kültürün ne kadar önemli olduğunu bize gösterdi.
Giycek donum yok ama kültürüm var! Yaklaşmayın!
vay anam vay..

Bugünlük böyle ya , belki daha ilerleyen vakitlerde yazarım yine... belli olmaz sağım solum!
sobe.

2 Ekim 2008 Perşembe

uyudum. saate baktım. saat 08:00..

hayatımın bir dün gecesi vardı ki ben ad koyamıyorum neydi..
pek anlayamadım olan şeyleri..
eğlencemin dışında tabii. Ben uzun süredir böyle eğlendiğimi görmedim. Aslında hep böyle diyorum, 'bi öncekinden daha iyiydi evet' şeklinde düşünüp belkide 'artık bunun daha ötesi yoktur' diye düşünüp üzülüyorumdur kim bilir...
rakıyla vodka, üstüne bira... balans şeytan üçgeni yemin ederim olağan dışı, hiç caiz diil, hatta UNcaiz heh!
şey, ocakta yemek var patates kızartıyorum falan, bi elim orda olduğu için yazmak dert oldu ama yazıcam..
nasıl anlatsam nerden başlasam bilemiyorum. Ayrıca dünden kalmak deyiminin doruklarındayım ve en iyi şekilde yerine getiriyorum gerektirdiklerini. Bi tek baş ağrım yok ki o da olsaydı şu gün tam olurdu.
ha bide herzamanki gibi motorum düzgün gezemiyorum yeniden. artık arkadaşlarımı falan tuvalete çağırıcam, orda partiler vericem, orda tv izlicem, yemeği orda yiicem felan yani. çok üzücü.

olucak iş diil..
uyuyorum ben bi.

29 Eylül 2008 Pazartesi

Blonde Redhead


Şöyle bir albüm vardı. Şimdi aklıma geldi birdenbire öyle boşluktayken. Buyrun burdan.

http://rapidshare.com/files/84635931/1995_-_La_Mia_Vita_Violenta.rar

01 (I Am Taking Out My Eurotrash) I Still Get Rocks Off (3:40)
02 Violent Life (3:51)
03 U.F.O. (5:38)
04 I Am There While You Choke On Me (1:56)
05 Harmony (5:16)
06 Down Under (4:09)
07 Bean (4:37)
08 Young Neil (1:12)
09 10 Feet High (4:38)
10 Jewel (3:22)

ve ardından bu geldi..


http://www.mediafire.com/?eyyw5wwwiwm

dünden bugüne...




pek zaman geçmedi üzerinden henüz..
daha az önce buraya kadınım demiştim..

yoo hayır yanlış anlamayın, o kadın bu kadın diil, hatta hiç bir anlam aranmamalı. Aramıyorum ben dahi..

Levent Yüksel - Kadınım...

şu an bende büyük hakimiyet kurmuş olan...
bir de bira ve sigara...

Daha dün gibi hatırlıyorum bazı gerçekleri... yaşımın henüz 7-8 olduğu vakitler... Genç yaşlar, çocukluk yılları o hep arzuladığım.
Eğer geriye dönüş için bir hakkım olsa idi dediğim, ve o hakkımı bir saniye bile düşünmeden, tereddüt etmeksizin kullanacağım o güzel günler.

Oyun salonundan aşağıdaki havuzu seyrettiğim, ufacık kulaklarım olmasına rağmen duymadan ve sormadan geçemediğim bir müzik. Levent Yüksel - Kadınım. Kayıtsız kalamadığım...

Canlanıyor gözümde gerçekler. Hiç bir kaygı, endişe yok. Hayat bir oyun salonu... trencilik bir hayat dersi, öğretmen ikinci anne, yıldızlı pekiyi ilham kaynağı, Lunapark bir aşk, balon bir idol, halı bir oyun alanı, parke-mermer hep uzak durmak gereken, kötü çirkin eh.

Çok güzeldi, hiç geri gelmeyecek olacağını bildiğim halde. Ona bile içerlemeyecek kadar ihtişamlı bir oyun parkıydı hayat...

ya şimdi?
biraz daha zalim. biraz daha duygusuz. oyun parkı değil artık bir yarış alanı. biraz da atış alanı ve atış serbest. cesaret isteyen, ömründen çalan...

Nerde benim saçımın rengi?

işim aşkım hayatım müzik?

evet.
.....
.....
klavyeden arta kalan zamanımda (ps2 klavye, 105 tuşlu ve türkçe olan) bilgisayar masama vurarak çıkardığım 5 farklı tonla bir davul yaratabiliyor olmak...
winampta çalan müziğe, sanki sahnedeymişim gibi yoğun bi enerjiyle eşlik ediyo olmak...
bunlar çok güzel şeyler : )

müziğe 98 i 99 a bağlayan zaman diliminde başladığımı sanıyorum.. belki inanın daha da eskidir.. İlk olarak bana bunu sevdiren, her daim benden desteğini esirgemeyeceğini söyleyen, destek çıkan, bir dönem Kurtalan Ekspress ve Barış Mançoyla kontrbas çalan Babam'dır...

şu an buraya müzik konusunu açmamın sebebi de ''tanju okan - hancı'' adlı eserdir...
hıı şimdi zannediliyo ki melankolinin falan doruklarındayım! yok canım daha neler.. Buraya yazmanın da kuralları var, bi adabı var elbet. gerçekten de slow ve duygusal şeyler seçmek, onları dinlerken yazmak insana garip bi güç veriyo ben bunu keşfettim.
ayrıca o şarkılardan daha hızlı olduğumu bilmek beni pek bi şımartıyor olmalı.. of aman tanrım :\

Müzik.... Hayatım sanırım müzik... 9 yılda elime baget almadığım günlerin sayısı muhtemelen 5 ila 10 arasında bişeydir... Davul çalmak benim hayatım doğrusunu sölemek gerekirse. Benim için kültürlerin beşiği, yaralı gönüllerin deşiğidir müzik ! dfhozdf90hıo0dfho
pardon..
......

benim branşım olmayan bir enstrüman sesi duyduğum vakit, o an tüm imkanımla ona eşlik etmektir müzik. bunun için parmaklarım baget, çoraplı ayaklarım da bass seslerini çıkartır her yerde her zaman... kısacası her yerde müzik yapabilirim, çok büyüğüm, en iyi benim, yaşım 7 ve süperim!!!

Bilmiyorum, bilemiyorum. Her şey için söyliycek bi lafım olmasına rağmen, müzik için söyleyecek bi şey bulamamak heralde doğal bişeydir. bende bi terslik yoktur heralde di mi?!

giren şarkı: tanju okan - kadınım...

veeeee tanrılar çıldırmış olmalı diyorum.. yok artık!
Gidiyorum, uzaklaşıyorum burdan. yazmıyorum artık bugün.. bu kadar yeter..
ama hep benimle..
müzik.
her yanım.
beni tek terkedemeyecek!